Zaman zaman hayatımızda aşırı sabit fikirli veya anlatılan hiçbir şeyi anlamayan insanlar çıkmıştır. İşte tam olarak anlatmak istediğim bu.
O insanlara ne kadar anlatırsanız anlatın ne kadar doğruları göstermeye çalışırsanız çalışın, çabanız tıpkı yelkenli bir tekneyi üfleyerek ilerletmeye benzer.
Nedendir bilinmez, insanoğlunun içerisinde böyle garip bir “ben her şeyi bilirim” duygusu çoğu zaman yoğundur.
Maalesef ki yaşadığımız birçok olayda, olayın ana aktörü biz olduğumuz için çoğu detayı göremeyiz.
Mutlaka gözden kaçırdığımız detaylar olur; bu da karar verirken bizi bazen yanlışa götürebilir.
Bu tarz durumlarda, düşüncelerine güvendiğimiz insanlardan yardım almak her zaman iyidir.
Çünkü onlar olaylara dışarıdan bakarak her detayı görebilir, atladığımız birçok noktada gözümüzü açabilirler. Ve bu, bizim için daha iyi sonuçlar doğurur.
Ama ne yazık ki bazı insanlar vardır; bu tarz yapılan hiçbir yorumu dikkate almazlar.
Her ne anlatırsanız anlatın, sanki siz anlatmamışsınız gibi hareket etmeye devam eder ve olayın kendi lehlerine kötü sonuçlanmasına sebep olurlar.
Ve siz bunları gördükçe çılgına dönersiniz: “Neden beni dinlemedin, dinlesen böyle olmayacaktı,” dersiniz.
Onlar da “Evet, haklısın, keşke dinleseydim,” der ama bu, ancak olaylar bittikten ve sonuçlandıktan sonra olur.
İlerleyen süreçlerde yine fikir verdiğiniz bir durum olur ve o kişiler yine dinlemeden bildiklerini yaparlar. Bu süreç hep böyle tekrar eder gider.
İşte o insanlar hepimizin hayatında var. Ve bu insanlara fikir vermek, gerçekten yelkenli bir tekneyi üfleyerek ilerletmeye benzer.
Böyle bir şey mümkün olmadığı için, arkadaşlar, bu tarz insanlara fikir verip kendi ruh sağlığınızı bozmayın.
Ben genelde bu tarz insanları artık dinlemiyorum bile.
Bir dertleri olduğunda bazen mecbur kalıp dinlediğim oluyor ama size tavsiyem şudur:
Eğer siz de dinlemek zorundaysanız, dinleyin; ama asla derdiyle dertlenip fikir vermeyin.
Çünkü verdiğiniz fikrin dinlenmediğini gördükçe siz daha çok yıpranıyorsunuz.
Boş verin yelkenli tekneleri…
Onlar kendi rüzgârlarını bulmaya çalışsın.
Siz nefesinizi boşa tüketmeyin.
Ve lütfen şunu da hiçbir zaman unutmayın:
Yelkenli bir tekne üflemekle ilerletilmez!